10 Kasım 2010 Çarşamba

sıkıLganLık baş gösterisi huzurLarınızda.

''at kadehi eLinden bin parçaya böLünsün''
mırıL mırıL mırıLdanırken;
pokerde de son paramı kaybettikten sonra büyük potLu masada
oyunu seyre daLmışım farkında değiLim. şimdi dank etti. piuvvv.
tüm yıLdızLar kayıyo sanki,fiLLer izLiyor. o derece yani.
''Lan o hamLe yapıLır mı?'' diyorum.
cevabımı da içseL konuşmamLa veriyorum.
-paranı kaybettin.daha ne gevezeLeniyosun.
sonrasına ciddi ciddi sıkıLdığımı farkettim.
gıram uyku varsa ve bu durumdan gıdım zevk aLıyosam... öfffff.
yazısını caLdığım şahısa mesaj atıyorum.
(cevaba tenezüL etmesede)
''sıkıLganLık doğuraciğim sanki''diyorum.
ayy diyorum oyy diyorum başka da bişi demiyorum.enişten varyyyaaaa.

''üsen naptııııııııııı.'' ''battık üsen battık.'' ''iki çay söLe de içem.'' vs. vs.

çiçekci mustafa abi akLıma düştü. fena poker oynar.
''babama biLe aLL-in çekerim,acımam.''
''bob dedin ayvayı(+18) yedin.''
gibi işitseL,aLgısaL,özdeyişseL cümLeLer sarfeder.severim.
nickine de bayıLırım. ''fordcu''
mustafa abi sen ne ayaksın? diyorum.
-ikinci ayak tek at parayı kap. diyor. hay babaaan kemüğüne.

konu sarpa sarıyor farkındayım.
sarp var arkadaşım(aLakaya manav?)
türk fiLmi hastası. repLik üstüne repLik. ah müjgan abLa yaktın bizi.

bu arada bLog sayfamın rekLam kampanyası;
sındırgı m.y.o'da saLih YAZICI,nam-ı diyar eko babanın varisi yapmakta.
dersLerine girdiğim bir vakit tüm sınıfa dikkat çekerek adresimi tahtaya yazdı.
saLih say: onLine karpuz satışLarımız başLamıştır. bönk.
öhh be sadıcım böyLe sLogan mı oLur. ayy ekonun kemüğüne.

çorba ettim yazıyı farkettim. çorba demişken;
knorr anaLı kızLı. bayıLırım. asLı cicimiz sağoLsun her daim yapıverir.
pek hamarat. ama piLavı benim kadar iyi yapamıyor.hıh.
'öyLe bir geçer zaman ki' bi nebzede oLsa ortak noktamız.
bence saçmaLık. kızım(oğLüüuummmmmmm)
sen her diziyi izLiyosun. fatmagüLün'den tut karadağLar'a a kadar seyir ediyorsun.
bi dur de be kendine.

aa gökhanı unutmak oLmaz.
saLih-asLı atışmaLarının baş destekçiLerinden,inanıLmaz kurgu
ve inandırıcıLık derecesi yüksek oLan işinin erbabı bi aagadeşimizdir.
ayrıca hemen yasaL yoLLara başvuracak kadar kurnaz ve hukuksaLdır.
bi keresinde varan otobüsü bunu yoLda bırakmış,unutmuş gitmiş.
anında müşteri hizmetLerini aramış.
gökhan neyin peşindesin?
iLLa bi yerden tazminat kırpma peşinde.operatör manyağı,pos cihazı ustası.
unutmadan size msj iLetiLdi raporu geLmeden,
cevap verebiLecek kadar hızLı bir kapasiteye sahiptir.

sadıçLarım,sadiciyeLerim;
tren yoLcuLuğu mu didi biri? biz gideriz cuf cuf cuff.
.
.
.
Liste değişkenLik gösteriyor.
''mutLuLuk mu kaLdı eskidendi o..'' ne de güzeL söyLersin be yavv.

aLex orta açar,bu çoçuk kaçar,bikini giy ahmet çakar.
hayden seLametLe.

sar-hoş et beni.

Sabah uyanmak…
Uyku tutmayan gecelerde sabaha karşı hayallerini yanına alıp yatmaktı aşk,bazen de onlarla sevişmekti duygusuzca bedelini ödemeden, kendini unutup hayaliyle uyandığım insanlar rüyalarımdan çıkartılmışlardı kiralarını ödemedikleri için,oysaki hiçbir şeyin bedelini ödeyemiyordu harcanan paralar, sadece susturuyordu duygusuz sevişmelerin dedikodularını ve içindeki yarayı dışına yansıtmamayı öğreniyorduk hayat okulunun arka sıralarında.hep öğrenci oluyor her bedenden farklı dersler çıkarıyorduk, kalemsiz gittiğimiz okulda beynimize yazıyorduk tüm yaşanmışlıkları.dönem ödevlerimizi de gece yarılarında sahte vücutlarda hazırlıyorduk ve sıfır almayı göze alıp boş kağıtları birbirine zımbalayıp koyuyorduk masaya,elişi derslerinde hayal kırıklıklarımızı yapıştırıyorduk. Her öğretmenimize aşık oluyor yaşamak için yanına gelince bir tokatla kendimize geliyorduk. Hayat okulu işte ölene kadar mezun olunmuyor,evlilikse kaldığın derslerin tekrarı oluyordu hayatında…
Aşk sıralarında yalnızlık yaşıyorum en güzel zamanımda, kimine göre zamansızca,kimine göre anlamsızca olsa da özlemlerimi büyütüyorum balkondaki saksımda,özlemlerim vardı hayata dair ve yaşanmışlıklarda arıyordu kendini, her özlem ayrılık sonrası açan çiçekler gibiydi,özlemlerimleyim bak yine sabah oldu uyuyamadan uyandım…sabah uyanmak böyle bir şey.. ''feLsefibirsoru''

8 Kasım 2010 Pazartesi

mevsim bahar daha kış değiL..

adını 'sonbahar' koydum.

kurumuş bir yaprak misaLi;
rüzgarın ahengiyLe dans ediyor,süzüLüyor gibi.
ardından bi şarkı mırıLdandım;
'mucize gerek bize,gidecek bir başka düş..'
suskundum,suskunduk..
vakit epeyce iLerLedi.
ve birer sigara yaktık.aynı zamanda,farkLı yerLerde.
'başLangıç-bitiş'.
sigara yanıyor;
küL birikintisi siLkeLenip,bir nefes daha aLınıyor..
inceden sona yakLaşmışız haberimiz yok.
izmaritin acı tadı kaLıyor dudakLarımızda..
tüm ihtişam,büyü kayboLuyor.
cümLeLere yansıyor.
her nefeste azaLan sigaramıza gözuçuyLa bakamadık.
dikkat edemedik..

ve bahar sona yakLaştı.
-bi sigara daha?